12 Haziran 2014 Perşembe

Paris Gezi Notları ve Macaron Çeşitleri

Macaron hayranları fotoğrafa bakar bakmaz bu şahane eseri nerden temin ettiğimi anlamışlardır sanıyorum :) Sevgili Pierre Herme 'nin minik ama muhteşem butik mağazasından bahsediyorum. Yazımın devamında fotoğraftaki Ispahan Macaron 'dan da bahsedeceğim tabi ki.

Paris'de ana yemek olarak ne yenir ne içilir sorusuna kendi namıma cevap vermem çok zor. Çünkü damak zevkime çok da hitap etmeyen tarifleri var. Fransız lokantalarında genellikle rastlayacağınız yemekler; soğan çorbası, ördekli ya da tavşanlı ana yemekler, hatta salyangozlar, midyeler ... Üstelik dehşet derecede pahalı. Aslında şehirde herşey pahalı ama insanlar 1 Euro = 1 TL mantığında yaşıyor. Ama dostlar unutmayın, biz turistiz. Gerçek dünyaya dönelim, aklınızın bir köşesinde "FİYAT X 3 Kuralı"hep bir ampul gibi dursun :)))

Evet biliyoruz ki Fransızlar'ın Brioche, Kruvasan, Pancake'li kahvaltıları şahane ama inanın her gün her gün böyle kahvaltı olmaz. Peynir, ekmek, domatesin yerini de tutmaz :) Marketten belki 100 çeşit peynir arasından dilediğinizi seçme imkanınız var. Üstelik fiyatlar çok çok makul. Domates, salatalık, ekmek,reçel, yoğurt, süt ne aklınıza geliyorsa markette bulabiliyorsunuz. Ayrıca soğuk meze ya da her çeşidinden sandviç şeklinde bir çok hazır yemek de marketlerde mevcut. Biz kahvaltılarımızı, öğle yemeklerini ve oğlanın ek gıdalarını hep marketten aldık. Keşke bizde de tüm Carrefour'lar böyle olsa ...

Yine de adım başı rastlayabileceğiniz bir Paul ya da Biroche Doree satış noktasından kruvasan ve biroche denemelisiniz.
Gelelim asıl konuya; macaronlar, çikolatalar, pastalar ... Yemekleri damak zevkime ne derece uzaksa, tatlıları da çarpı 10 derecesinde yakın :)))

Macaron için gidilmeli diyeceğim adresler, 1. Pierre Herme 2. Fauchon 3. Laduree . Sadece birine gidebilirim derseniz mutlaka Pierre Herme. La Fayette alışveriş merkezinin içinde ufak bir standı var. Ancak ben pastalarını da görmeniz için butik mağazasına gitmenizi tavsiye ederim.

Limonlu (citron) frambuazlı, çikolatalı vs gibi içinde tek bir aroma barından macaronları var ancak öyle fantastik macaronlar da var ki şaşarsınız. İşte bu "Ispahan Macaron" da onlardan, Pierre Herme'nin Fetish Macaron grubundan.



Ispahan Macaron'u tarif etmek gerekirse, dışardan bakıldığında içinde krema ve frambuaz var diyorsunuz ama bir ısırık alındığında gül kokusu ve lychee tadı sarıyor damağınızı. Evet içindeki beyaz çikolatalı ganajında gül ve lychee şurupları var. Hafif sulu meyva da barındırdığı için midir bilmem ama dışı kıtır olmasına rağmen macaronlar alıştığımızın aksine daha yumuşak. Sade macaronları da denedim onlar da öyleydi. O yüzden oralara kadar gittiyseniz ve farklılık arıyorsanız mutlaka Pierre Herme'ye gidin ...



Yalnız minik bir hayal kırıklığı yaşadım. Benim hayalim bir dilim pasta seçip cafe'sinde oturarak eşimle birlikte tadına bakmaktı. Bir gittik ki uzun bir kuyruk var ve oturacak alan zaten yok :( Yani mağaza konsepti al, öde, çık ! Biz de soluğu Notre Dame kilisesinin bahçesinde aldık ve ortaya şahane kapak fotoğrafım çıktı. Çok da güzel oldu ... Pierre Herme pastalarından da birkaç fotoğraf paylaşayım :


Laduree ve Türk pastanelerinin macaron lezzeti ve kıvamı birbirine yakın. Fauchon da sertlik kıvamı olarak Laduree'ye yakın ancak kullandıkları aromaların tarzı lezzet açısından farkını ortaya koyuyor. Özellikle Fauchon'da Passion Fruit Macaron'u deneyin. Fauchon macaron standından bir kare:


Laduree'yi ziyaret etmedim ama TR şubesi ile kıyaslamak amacıyla Fauchon'a uğradım. Macaronlar güzel, dilim pastalar şahane görünüyordu. Ayrıca tuzlulardan da çeşitli tasarımlar gördüm.

Örneğin füme somonun içi dolma gibi sarılmış bu meze çok hoş görünüyordu. Sağdaki konusunda hiçbir fikrim yok ama mutlaka boş bir vakitte denenmeli :))




















Ancak o kadar lüks bir patisserie olmasına rağmen oturma alanının ye iç kalk sıradaki şeklinde olması biraz üzücü :( Henüz İstanbul şubesine gidemedim ama resimlerden görünen o ki bazı ürünler süslemelerine kadar aynı :)


Pastaların fiyatına dikkatinizi çekmek isterim. Hatırlayın : “ FİYAT X 3 Kuralı” Yani 8 kişilik pasta aşağı yukarı 180 TL dostlar. Üstelik üzerinde şeker hamuru gibi bir ekstra çalışma olmadan. Gerçi pasta yapımını bilenler bu pastaların da ne kadar emek istediğini, üzerine dökülecek sostan, aromasına, lezzetine kadar ne kadar düşünülerek hazırlandığını tahmin edebilir. Ancak TR’de satılan pastalar ve fiyatları ile kıyaslanması için özellikle bu fotoyu paylaşmak istedim ... Emeğin karşılığı orda hakkıyla veriliyor arkadaş :) Yine de gördüğüm en pahalı pasta fiyatı bu listede değil, lütfen biraz yukarı çıkıp Pierre Herme pastalarına bir daha bakınız !!
  
Çeşitli bloglardan araştırdığım üzere Fransız yazar David Lebovitz'in de tavsiye ettiği şekerlemeciye gitmeyi çok istiyordum. Ancak Paris'te yaşayan bir arkadaşım, yakın zamanda dükkanda bir patlama olduğunu ve dükkanın hala kapalı olabileceğini söyledi. O kadar heyecanla merak ediyordum ki zaten Moulin Rouge bölgesine kadar gitmişken uğrayalım dedik. Maalesef bu manzarayla karşılaştık : 


Ve gerçekten çok üzüldük. Neyse ki bu bölgeye gelmişken, yemek konusunda çok şanssız kaldığımız bu şehirde harika bir hamburgerci ile tanıştık. Eğer Moulin Rouge 'u görmek için o bölgeye giderseniz 'nin karşısındaki hamburgerciye mutlaka uğrayın.

Paris'de yaşayan arkadaşım sevgili Gülay, Pierre Herme ve Patisserie Pain de Sucre'nin macaronlarını çok beğendiğini söyledi. Bir de Rus tatlılarının sunulduğu Cafe Pouchkine 'den bahsetti. Pierre Herme dışındakilere gidecek vaktimiz olamadı maalesef. Çocuklu gezide bu kadarını gezebilmiş olmam bile mucize tabi ki. Ancak yine de aklımda kaldı. Gidip görmek isteyen benim yerime de gezip anılarını bana iletsin olur mu :(

Bu da bir şekerlemecinin çikolata köşesinden bir kare, çikolata olduğuna inandınız mı ??
Mutfak ile ilgiliyseniz ki bu yazıyı okuduğunuza göre ilgilisiniz :) size mutfak gereçleri için muhteşem bir alışveriş merkezi önereceğim ki bir katının tamamının her türlü mutfak alet edevatla dolu olduğunu düşünün. Sanıyorum 2 saatimi orda geçirdim. Marais bölgesindeki BHV alışveriş merzinin 3. katından bahsediyorum. Envai çeşit fırın kabından, şekerleme, çikolata kalıplarına, kithenaid ve onun gibi mutfak aletlerine, gurme yiyeceklere kadar herşey herşey var :)
Sırf konserve balık reyonun yarısı şöyle desem ?!??



Peki biz orda bulunduğumuz sürede neler yedik, neler yaşadık ? Kahvaltı, öğle yemekleri ve ara öğünleri market ile çözdük. Akşam yemeklerini ise oğlanın besin alabileceği yemek türlerini arayarak geçirdik. Bu şehre gelecekseniz ve üstelik çocukluysanız size bazı tavsiyelerim var:

- Yanınızda bol bol kuruyemiş, kuru meyva, kraker gibi ek gıdalar götürün.
- Meyva, sebze yıkamak için bir orta boy kase ve bir de bıçak taşıyın, yemek fiyatlarını ve olanaklarını gördükten sonra Carrefour'a bayılacaksınız, bu gereçler otel odasında şart !

- Mümkünse de ordaki en büyük market zinciri Carrefour'a yakın bir otelde konaklayın.

- Kahvaltı ve öğle yemekleri için marketten alışveriş yapın :)

- Yine de eşya miktarınızı minimum tutmaya çalışın, metroların % 90'ında bırakın asansörü, yürüyen merdiven bile yok. Bebek arabasını, çocuğu ve eşyaları aynı anda taşıma gücünüzü tartıp yola çıkın :)
Ve yazımı burda sonlandırırken bir resim daha paylaşmak istiyorum. Çok sevimli değil mi ? 

























Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınız benim için çok değerli. Yorumlama biçimi adımından "Anonim Kullanıcı" yı seçerek yorumunuzu iletebilirsiniz, teşekkürler.

(Yorumlar isimsiz olarak kayda geçiyor, arzu ederseniz ekleyebilirsiniz)